Bel Fıtığı Olan Hastalarımız Dikkat Lütfen !!

İntradiscal Pressure

Bel fıtığı tanısı olan veya bu nedenle ameliyat geçirmiş hastalarımız, lütfen yukarıdaki grafiğe dikkat ediniz. Bu grafik, kişinin duruş veya oturuş durumuna göre bel omurları arasında yer alan diskin (yani bel fıtığının kaynaklandığı yerin) basıncındaki değişimleri gösteriyor. Diskin basıncı en düşük: Yatar durumda, En yüksek: Oturur pozisyonda bir şey kaldırmaya çalışırken görülmekte.

Hastalarımıza her zaman; ofiste veya evde oturarak çalışırken, evde-işyerinde veya herhangi bir ulaşım aracında otururken her saatte bir 10 dakika ayağa kalkmayı ve yürümeyi öneriyoruz. Grafikte görüldüğü gibi oturur durumdan ayağa kalkınca disk içi basınç %35 dolayında azalmakta. Bir başka dikkat edilmesi gereken nokta da öne eğilince ve ayrıca öne eğilerek bir şey kaldırınca da disk içi basıncın belirgin derecede arttığı.

Otururken en düşük basınç, sandalye ve koltukta dik pozisyonda otururken sağlanıyor. Bu nedenle otururken duruşumuzu dik tutmak ve ofiste olası ise ortopedik uygunluğu belgelenmiş sandalyelerde oturmak ve her zaman bel desteğinin olmasını sağlamak, bel sağlığını korumak  için en önemli etkenler arasında sayılabilir. Yine yatarken sırt üstü yatma durumunda, yan yatmaya göre disk içi basınç üçte bir azalmaktadır.

Ofis çalışanları bel ağrısına karşı ne önlemleri almalılar? konusunda buraya tıklayarak videoyu izleyebilirsiniz.

Sağlıkla kalın.

 

Eyvah !! Bel Fıtığı Ameliyatından Sonra Nüks Oldu !!

 

Lomber Disk Hernisi-2

Bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanı olarak en sık karşılaştığım sorulardan biri: Bel fıtığı ameliyatı olsam nüks olasılığı var mı?. Aynı zamanda hastalarımızın bir çoğunun ameliyat kararı almasında gecikmeye neden olan kaygılardan birisi bu soru. Cevabı ise: Evet nüks olabilir. Ama dikkat edin nüks OLUR demiyorum, OLABİLİR diyorum. Bu süreci etkileyen bir çok faktör var. Fıtıklaşmış dokunun geniş bir yırtık alanından dışarı çıkmış olması, obezite, sigara kullanım alışkanlığı, ağır iş yükü, bel sağlığını korumaya özen göstermeyen yaşam tarzı ve bazı genetik doku hastalıkları. Genel olarak bel fıtığının nüks olasılığı için %8-12 arası bir değer kullanılıyor olmasına rağmen, bel fıtığının MR görüntülerine göre yapılan bazı sınıflamalarda nüks olasılığının %25’e kadar çıktığı bir grup da söz konusudur.

Ancak burada değerlendirmemiz gereken en önemli etken şu: Hastanın ameliyat gereksinimi mutlaka varken, ameliyatın nüks riski nedeniyle ertelenmesi veya yapılmaması ne derece doğru? Bacakta ve ayakta kuvvet kaybı varsa, hatta sfinkter kusuru dediğimiz idrar ve gaita kaçırma söz konusu ise beklemek kalıcı hasar oluşumuna neden olabiliyor. Bir başka sorun da bunların hiçbiri olmasa da; tutucu tedavi dediğimiz ilaç tedavisi ve yatakta dinlenmeye rağmen hastanın iş ve sosyal yaşamını etkileyen ağrının varlığı. Ağrı bazen hastanın yaşamını çok etkileyen ve o kadar dayanılmaz düzeyde oluyor ki, ameliyat ile hastanın yaşam kalitesini artırmak tek çözüm olarak kalabiliyor.

Nüks etmiş hastalarda bir diğer karar verilmesi gereken konu ise: Her nüks etmiş hastaya füzyon dediğimiz halk arasında ise bel omurlarına vida konması denilen ameliyatın yapılması gerekliliği var mı? sorusu. Bunun da bilimsel cevabı, hastada ameliyat yapılmış bölgedeki omurlarda kayma eğilimi olup olmaması. Bunu saptamak için özel teknikle çekilmiş röntgen tetkikleri, bazen de bel omurlarının tomografisini kullanmamız gerekebiliyor. Bu testlerin sonucunda kayma eğilimi görmez isek hastamıza ilk ameliyatta yaptığımız gibi standart mikrocerrahi veya tam kapalı (full endoscopic) teknikle yapılan bel fıtığı ameliyatını öneriyoruz.
Sonuç olarak hastalarımıza söylemek istediğim, bel fıtığı ameliyatı sonrası herhangi bir dönemde nüks ile karşılaşırsanız: Panik yapmayın !! Çözüm üretmek her zaman olası.

Sağlıkla kalın…

Not: Bel fıtığı ameliyat seçenekleri konusunda çok detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.